Görünüşe aldanmayın, süperkahraman çıkabilir!..

Müzik zevkime pek uymasa da geçen sezon “O Ses Türkiye”yi takip etmeye çalıştım; bana göre, bir çok benzer örneğin aksine, başarılı bir yarışma ve daha önemlisi yararlı bir sosyal olay.

Geçenlerde ufak tefek -bu tanım eksik kaldı- “ufacık tefecik” bir yarışmacı çıktı sahneye. Herkes tanıyormuş meğer, ama ben ilk defa görüyorum. İsmi Berkan. O kadar genç ki orta okulda deseler inanırım. Yüzünde mahçup bir ifade, üzerinde Harry Potter filmlerinden çıkma bir kıyafet. Yetenek yarışmalarındaki çocuk kahramanlardan biridir herhalde dedim ve okuduğum dergiye geri döndüm. Ne büyük yanılgı!.. Şarkıyı söylemeye başladığı anda ortalık birbirine karıştı; herkes ayakta. O ufacık çocuk sahnede devleşti, güçlü ve özgün bir karaktere dönüştü.

Geçenlerde finali yapılan yarışmayı Berkan kazanamadı. Ama tüm yöneticilere bir ders verdi: Görünüşe aldanmayın…

Doğru tahmin ettiniz. İddiam şu: İlk bakışta varlığını dahi fark etmekte zorlanacağınız bireyler, içlerinde büyük ve henüz ortaya çıkmamış güçler barındırıyor olabilir.

Bu tip kişiler sıradan görüntüleri ile göze batmaz, hatta gözden kaçarlar. Onları doğru algılamak ve değerlendirmek etmek zordur. Bazıları hayat boyu fark edilemeyebilirler; çoğunlukla köşelerine çekilir sessiz sedasız işlerini yaparlar, ortalarda pek görünmezler. Ta ki gerçekten iyi yaptıkları işi ellerine alana kadar! İşte o anda resim değişir, büyür, kocaman olurlar. Yaptıkları işte öylesine parlarlar ki artık onları gözden kaçırmak imkansız olur.

Görünüşüne aldanıp, ilk bakışta potansiyelini dikkate almadığımız kişilerin varlığı önemli bir etki daha yaratır: Kendi gizli potansiyelimizi hayal etme etkisi.

Hangimiz sessizce kalabalığın arasından sıyrılıp kendimizi göstermek, neler yapabileceğimizi kanıtlamak istemeyiz ki? Fırsatımız olsa dünyayı fethetmek, becerilerimizi dünyaya göstermek, insanın isterse neler yapabileceğinin canlı kanıtı olmak istemez miyiz? Sıradan görüntümüzün altındaki sıradışılığı sergilemek hepimizin gizli ama ortak arzusu olmalı…

Ve bu çok iyi birşey; özellikle de biz yöneticiler için. Bu fırsatı nasıl kullandığımız ise iyi yöneticileri, çok iyi yöneticilerden ayıran unsurlardan biri.

İyi yöneticiler görevlerini daha iyi yapmaları için çalışanlarına destek olan, yol gösteren yöneticilerdir. Çok iyi yöneticiler ise çalışanlarının içindeki özel becerileri görüp onu ortaya çıkarması için gerekli ortamı sağlayan, yollarını açan yöneticilerdir. Onlar, çalışanlarının içlerindeki süper kahramanın ortaya çıkmasını sağlamak için engelleri ortadan kaldırır, ihtiyacı olan fırsatı sağlar ve becerilerini kullanmasın ve hatta daha da geliştirmesi için cesaretlendirir, bu becerilerin takdir görmesi için gereki ortamı sağlarlar.


Berkan ünlü oldu ama bunu tek başına yapmadı: Yolun başında, çocukluğundan beri onu destekleyen ailesi, yarışmaya katılıp ilk engeli aştıktan sonra da yanında bu işin profesyoneli koçlar ve danışmanlar vardı. Tek başına yapamadığını, gerekli desteği alarak yapabildi.

Amerika’da Pensilvanya Üniversitesi psikoloji bölümünde yapılan bir araştırmaya göre yaptığı işte takdir, destek ve bir şekilde ödüllendirme gören bireylerin üretkenlikleri %30 – 35 oranında artıyor, yetkinlikleri zamanla daha da ilerliyor. Bir yönetici olarak elinizdeki en güçlü yönetim araçlarından biri çalışanlarınızın beceri ve başarılarını takdir etmek ve desteklemektir. Bu yolla hem kendisine hem de içinde bulunduğu kuruma katıkısı dramatik olarak artabilir.

Beceri ve yetkinliklerimiz sahip olmaktan gurur duymamız gereken özelliklerdir. Ancak onları ortaya çıkarmak cesaret ve özgüven ister. Bu koşullar sağlanamazsa kapalı kapılar ardında kalır ve kaybolur giderler.

İyi yöneticiler görünüşe aldanmaz, elemanlarının gizli güçlerini önce keşfeder, sonra cesaretlendirir son olarak da işe yarayacak, fayda yaratacak şekilde ortaya çıkarırlar. Bunları kullanarak fayda gördüklerinde onlarla beraber sevinir, başarılı olamadıklarında da destekler ve yönlendirirler.

image

Berkan’ın sıradan görüntüsünün ardındaki muhteşem beceri bize şu soruları sordurmalı: Elemanlarımın içindeki gizli süperkahramanları keşfedebilir miyim? Keşfettiklerimi ortaya çıkarabilir ve destekyelebilir miyim? Fayda yaratmasına yardımcı olabilir miyim? Gerektiğinde yönlendirebilir miyim? Zor anlarda konsantrasyonunu kaybetmemesini, vazgeçmemesini sağlayabilir miyim?

Bu soruların yanıtları evet ise tebrikler! Siz de kendi içinizdeki süper kahramanı keşfettiniz demektir…

Ben Yalçın Arsan, burası yöneticinin seyir defteri, 4 Mart, 2013.

Reklamlar

Yayınlayan

Yalçın Arsan

Danışman. Koç. Mentor. Fikir ve yöntem üreticisi. Birey ve kurum geliştiricisi. Değişim tetikleyicisi. Görüş paylaşımcısı. Doğru sorgulayıcısı. Hoşgörü destekçisi. Dünyanın daha iyi bir yer olması için kendine de görev düştüğüne inanan bir idealist. Teknoloji, spor ve müzik düşkünü. "Nasıl yapalım?" sorusunun muhattabı.

Yanıt bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s