Termik Santrallerin Faydaları (!)

Bir süredir merak saldığım ‘sürdürülebilirlik’ konusunu araştırırken çok enteresan yazılara rastlıyorum. Aşağıdaki yazıyı “Yamanlı Köyü” web sitesinden aldım. Yazan Mevlüt Uygun O kadar güzel ironi yapmış ki, paylaşmadan edemedim. Özet olarak diyor ki: “Yapın da görün gününüzü!..”

“Büyümek istiyorsak maliyetine katlanmak zorundayız!” söylemi acaba medeniyetin kaçınılmaz çelişkisi mi?.. Öyle olmadığını düşünmek istiyorum.

Termik santraller yaşlı insanların yaşlanmasına ihtiyaç bırakmadığı için bastona duyulan ihtiyacı ortadan kaldırır. Nasıl dediğinizi duyar gibiyim…

İnsanlar başta astım ve akciğer yetmezliği olmak üzere birçok solunum yolu rahatsızlıkları neticesinde genç yaşta ölümlere neden olduğu için insanlar yaşlanma fırsatı olmadığı içinde baston taşımaya ihtiyaçları olmayacaktır.

Baston deyince aklıma ormanları korunması geldi. Şöyle ki insanlar genç yaşta ölecekleri için bastona ihtiyaç duymazlar. Dolayısıyla baston yapmak için ağaç kesmezler. İnsanlar daha az yaşayacakları için ısınmak için daha az odun tüketirler dolaylı olarak Ormanlar korunmuş olur.

Ormanlar karbondioksit soluyarak hava temizliğine katkıda bulunurlar. Termik santraller fazlasıyla karbondioksit üretir. Ormanlarımız gelişiyor, güzelleşiyor… diye düşünürsünüz ama termik santrallerin yaydığı diğer gazlar sayesinde gelişme göstermez asit yağmurları sayesinde kurur gider. Yani ormanların aşırı gelişimi engelleniyor.

Aşırı gelişme deyince termik santraller insanlarında aşırı gelişimine, kilo almasına yani obezite ye mani oluyor. Nasıl? Tarım arazilerinin verimliliği azalacağı için toplam üretimi düşürdüğünden dolayı insanlar fazla yemek yiyemez. Dolayısıyla obezite ye engel olur.

Termik santraller insanların cilt kanseri olmasına da engel oluyor. Şöyle ki; gökyüzünü kaplayan dumanı sayesinde bir bulut tabakası (ozon tabakası) gibi güneşten gelen zararlı ve Zarasız bütün ışınlara engel olduğu için insanların cilt kanseri olmasına engel olur. Ama güneşten aldığımız D vitamini eksiklikleri ortaya çıkacaktır.

Sudan bulaşan mikrobik hastalıklara yakalanmama şansını yakaladınız çünkü artık içecek temiz su bulamayacaksınız. Hazır su kullanmak zorunda kalacaksınız.

Dünyada su zengini ülkeler arasında bulunurken bu gün artık tatlı su bulmakta zorluk çeken ülkeler arasındayız. Önlem alınmazsa yakın bir zamanda bütün ırmaklar derler çaylar kirlenme neticesinde susuzluğa doğru gitmektedir.

Reklamlar

Yayınlayan

Yalçın Arsan

Danışman. Koç. Mentor. Fikir ve yöntem üreticisi. Birey ve kurum geliştiricisi. Değişim tetikleyicisi. Görüş paylaşımcısı. Doğru sorgulayıcısı. Hoşgörü destekçisi. Dünyanın daha iyi bir yer olması için kendine de görev düştüğüne inanan bir idealist. Teknoloji, spor ve müzik düşkünü. "Nasıl yapalım?" sorusunun muhattabı.

Yanıt bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s