Formula E: Teknik Detaylar

Sezonun üçüncü yarışı yaklaşırken Formula E araçlarının teknik detaylarına odaklanma zamanı. Çok sayıda teknolojik yenilik ve (mikro seviyede de olsa) buluş içeren bu araçların en önemli özelliği deneysel olmaları. Bu sporda herkes yeni, herkes öğreniyor. Ve işin gerçeği şu: Konu elektrikli otomobil olunca kimse kimseden çok önde değil, herkesin öğrenecek çok şeyi var.

Okumaya devam et Formula E: Teknik Detaylar

Reklamlar

Bu şampiyonada Grand-Prix yok, “E-Prix” var!

Formula E Malezya E-Prix’sinde İngiliz’ler kazandı: Sam Bird & Virgin Racing. Motorsporları dünyasının yeni bebeği Formula E sezonunun ikinci yarışı Malezya’da idi. Bol geçişli, çok bilinmezli ve eğlenceli bir yarış oldu. En eğlenceli tarafı da sayısız yeniliklerin keşfiydi. Ve bu sporseverler için iyi haber: Formula E’de takımlar, sürücüler, yorumcular ve izleyiciler için keşfedilecek çok boyut var.

Okumaya devam et Bu şampiyonada Grand-Prix yok, “E-Prix” var!

‘Formula E’ ile Geleceği Yakalar mıyız?

İlk otomobil yarışı izlediğimde yıllardan 1987, ilk yarışıma katıldığımda 1989, bir motorsporu takımı yönetmeye başladığımda 1999, otomotiv ve otomobil sporları hakkında makale yazmaya başladığımda 2002, Türkiye’nin ilk uzun dönemli kurumsal sponsorluk anlaşmasının altına imza attığımda 2007, bu spor daha iyi nasıl yönetilir diye düşünmeye başlayıp Federasyon başkanlığına heves etmeye, bunun için stratejiler üzerinde düşünmeye başladığımda 2011, genç bir Türk motor sporcusunun yurtdışı projesini yönettiğimde 2013 idi. 27 yıldır aktif olarak otomobil sporlarının içindeyim. Spora her noktasından bakıyor, gözlemliyor, fikir ve proje üretiyorum.

Okumaya devam et ‘Formula E’ ile Geleceği Yakalar mıyız?

Yol Haritası

Nisan 2012 tarihli “Motorsporu Kurtulur mu?” başlıklı köşe yazısında Türkiye’deki motorsporlarının yapısından ve sporun ilerlemesi kavramına yüklenebilecek anlamdan kısaca bahsetmiş, Türk Motorsporlarının bildiğimiz yöntemlerle yaşatılmaya çalışılmasının sonuç getirmeyeceğinden bahsetmiştim: Türkiye’de motorsporlarının ilerlemesi için şekil değiştirmeye, kimi yönetimsel boyutlarının farklı içeriklerle kurgulanmaya ihtiyacı var. Sporun ticarileştiği çağdaş dünyada, finansal kaynağa şiddetle bağımlı olan bu sporun, ticaret gibi ele alınıp yönetilmesini sağlamak gerekiyor.

Okumaya devam et Yol Haritası

Türk Motorsporu kurtulur mu?

Kaybedilen uluslararası organizasyonlarla zorlanan, muhalefet tarafından federasyon hakkında dile getirilen iddialarla dengesi bozulan, sponsorların kaçtığı ve otomotiv sektörü tarafından büyük ölçüde gözardı edilen bir motorsporlarına sahibiz. Sporun içinde kalanlar aralarında sık sık bu noktaya nasıl gelindiğini konuşur, biraz isyan eder, biraz da nasıl kurtulur tartışması yapar hale geldi. Oysa ortada kurtarılacak birşey yok; bizim bugüne kadar tanıdığımız, kişisel gayret, fedakarlık ve çabayla ayakta duran motorsporu devri çoktan sona erdi. Biz ise bunun farkına yeni varıyoruz. Türk motorsporlarının kurtarılmaya değil köklü bir revizyona, spordan ticarete dönüşmeye ihtiyacı var.

Okumaya devam et Türk Motorsporu kurtulur mu?

Hayatını Bir Amaca Adamak

Mazhar Demiralp hayata veda ettiğinde, zamanının en büyük bölümünü geçirdiği yer olan otomobilinin direksiyonunda, işinin başındaydı. Dünyada hala hayatını bir amaca adayan, o adanmışlıkla çalışan ve çalışırken yaşama veda eden insanlar var. Okumaya devam et Hayatını Bir Amaca Adamak

İstanbul’da Ralli Yapmak

Otomotiv Karnesi – Ekim 2009Türkiye, dünya ralli şampiyonası ile 2003 yılında tanıştı; 2005 yılından sonra ise rotasyon (yani yarışın birer yıl arayla yapılması sistemine) giren şampiyona kapsamında bugüne kadar Türkiye’de beş dünya şampiyonası yarışı izledik. Önümüzdeki Nisan ayında da altıncısını izleyeceğiz. 2010 yılında yapılacak olan yarışın bir özelliği var: Yarış ilk defa İstanbul’da koşuluyor ve 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti aktiviteleri kapsamında yer alıyor. Yoksa almıyor mu?.. Okumaya devam et İstanbul’da Ralli Yapmak